Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Etyen Mahçupyan'a,
Gazeteniz yazarlarından Sevan Nişanyan'ın eşine karşı hiçbir şekilde kabul edilemeyecek, şiddetin en ağır biçimlerinden olan eylemiyle ilgili aldığınız tutum ve gelen tepkilere karşı yaklaşımınızı dayandırdığınız etik zemini anlamamız mümkün değil...
Yaklaşımınızı yeniden değerlendirmelisiniz; çünkü herhangi bir şiddet eyleminde tarafların ya da tarafların içinde yer aldığı kurumların kimliği şiddete gerekçe oluşturamaz. Şiddeti meşru kılacak hiçbir gerekçe olamaz, şiddet şiddettir. Ve herkese şiddetsiz bir ortamda çalışma, yaşama hakkı tanınmalıdır. Elbette gazeteniz çalışanı kadınlara da...
Bir genel yayın yönetmeninin meslek etiğine, gazetesine, gazetenin çalışanlarına, okurlarına duyduğu sorumluluk da bunu gerektirmez mi?
Eşine şiddet uygulayan işçilerin ücretlerinden yapılan kesintilerin, eşlerine ödenmesi ile ilgili toplu iş sözleşmelerinin yapıldığı bir süreçte yaşıyoruz.
Aile içi şiddet, "iki insan arasında, özel bir sorun" olarak algılanmaktan çıkalı çok oldu. Artık toplumsal bir sorun; toplumun, işyerleri de dahil tüm kesimlerinin çözüm araması gereken ortak bir sorun olarak tanımlanıyor.
Buna rağmen şiddete karşı net ve kararlı bir tavır konacağı yerde, "haklı" ya da "anlaşılabilir" göstermeye çalışmak, şiddeti onaylamak ve meşruiyetini sürdürmesine aracılık etmek anlamına geliyor.
Bir kurum yöneticisi olarak sizden beklenen, kurumunuzun bir çalışanından kaynaklanan bu sorunu, elbette ki kendi kurumsal sorumluluğunuzun gerektirdiği çerçeve içinde ve kendi yöntemlerinizle, herhangi bir iç ve dış krize yol açmadan çözmeniz idi. Oysa siz tam tersi bir yol izleyerek, bu açık şiddet olayını kınayarak kurumsal sorumluluğunuzun hakkını vermek yerine; olayı eleştiren ve sizden şu ya da bu biçimde doğru bir tutum almanızı bekleyen kadın çalışanlarınızı ve okurlarınızı eleştirmeyi ve onlara kapıyı göstermeyi tercih ettiniz.
Bu tavrınız, en hafif ifadesiyle medya çalışanı kadınların, sizin gibi düşünmeyen diğer iş arkadaşlarınızın insan haklarını yok sayan bir davranıştır. Bir genel yayın yönetmeninin böylesi bir şiddet eylemine destek olmakla kalmayıp; gazetenin okurlarından çalışanlarına kadar kendisi gibi düşünmeyen herkesi ya bu davranışı desteklemek ya da gazeteyi terk etmek seçenekleriyle baş başa bırakması son derece anti-demokratik ve kabul edilemez bir tutumdur.
Sizi tüm süreci, tekrar ve soğukkanlılıkla değerlendirmeye; tutumunuzu gözden geçirmeye, bu nedenle işten ayrılmak zorunda kalan kadınların da gazeteye dönebileceği, yani tüm bu süreci telafi edici bir tutum almaya davet ediyoruz.
Kadınların Medya İzleme Grubu-MEDİZ