Sosyal Haklar İçin Kadın Platformları yeni istihdam yasasına esastan itiraz etti
İstihdam Paketi de kadını yok saydı
TBMM'nde geçtiğimiz ay kabul edilen ve Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından onaylanarak yürürlüğe giren, kamuoyunda "İstihdam Paketi" olarak bilinen 5763 sayılı "İş Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun da, Sosyal Güvenlik Yasası (SSGSS) gibi, kadınların istek ve ihtiyaçlarını karşılamıyor.Yeni Yasa da eskisinde olduğu gibi "ev içi emeği" yok sayıyor.
AKP'nin özellikle ikinci iktidarı döneminde kademeli olarak uyguladığı kadınları iş hayatından kopararak ev yaşamına döndürme politikalarının halkasını oluşturan İstihdam Paketi yasasında kadınlarla ilgili düzenlemeler; işe yeni alınan kadınlar
ile 18-29 yaş arasındaki genç işsizlerin SSK primlerinin 5 yıl boyunca İşsizlik Sigortası Fonu'ndan karşılanması, mesleki eğitim almamış, 16 yaşını doldurmamış kadın-erkek genç işçiler ve çocukların ağır ve tehlikeli işlerde çalıştırılmaması,
daha önce kreş kurma zorunluluğu bulunan işletmelere, bu işi yapan işletmelerden kreş hizmeti alımına imkan tanınması ile sınırlı kaldı.
İSTANBUL VE İZMİRLİ KADINLARIN TEPKİSİ
Yasanın Meclis'ten geçmesinden hemen sonra İzmir ve İstanbul'da Sosyal Haklar İçin Kadın Platformları toplantılar düzenleyerek yasayı protesto etti. SSGSS'nin ardından, yeni istihdam paketini "emekçi ve kadın düşmanı" olarak niteleyen her iki platform da yayımladıkları bildiride, AKP'nin iktidarı döneminde kadınların işgücüne katılım oranı yüzde 22,3'ye gerilediği, "ev kadını" sayısının ise 12 milyon 300 bine çıktığına dikkati çekerek, "Başbakan bir yandan kadınları en az üç çocuk yaparak anne- eş kimliğine, ev içindeki köleliğe mahkum etmeye çalışırken, diğer yandan kadınların ücretli emek gücüne katılımının ön şartı ve çok sınırlı kullanılabilen kreş hakkını, iş verenler lehine düzenlemelerle kullanılamaz hale getiriyor" görüşüne yer verdiler.
Tüm kadınları ve alın teri emeği ile geçinen herkesi, demokratik tepkilerini göstermeye davet eden kadın platformları, "kadının ev içindeki emeği görünmeden istihdamda eşitlik mümkün değil. Çünkü erkek egemenliği biz kadınları ücretli çalışsak da çalışmasak da önce ev kadını olmaya mahkûm ediyor. Cinsiyetçi iş bölümünün dayattığı kadın işi erkek işi ayrımıyla, vasıfsız işlerde, düşük ücretlere, güvencesiz, sendikasız, sigortasız çalışmaya mahkûm ediliyoruz. Bu mahkûmiyeti asla kabul etmiyoruz ve tüm kadınları SSGSS ve istihdam ve tüm IMF patentli yasalara karşı birlik ve dayanışma ruhuyla mücadeleye çağırıyoruz. Susmayalım sustukça haklarımız bir bir elimizden kayıp gidiyor" dediler.
KADINLARIN TALEPLERİ
Kadın Platformlarının istihdam yasası ile ilgili ortak talepleri ise şu başlıklarda toplandı:
- Eşdeğerde işe eşit ücret!
- Kadın işi erkek işi ayrımını dayatan cinsiyetçi iş bölümüne son.
- Kadın sağlığına zarar vermeyen tüm iş kollarında yönetim mekanizmaları dahil kadınlara en az yüzde 30 kota uygulansın.
- Kadın çalışan erkek çalışan ayrımı yapılmadan 100 kişinin çalıştığı her işyerine kreş açılsın. Daha az sayıda işçi çalıştıran işyerleri devlet ve yerel yönetimlerce açılan kreşleri, çalıştırdığı işçi oranında finanse etsin.
- Doğum sonrası ebeveyn izni uygulaması derhal yasalaşsın ve erkeklerin bu izni kullanmasını özendirecek önlemler alınsın.
-Yaşlı ve hasta bakımı sosyal devletin yükümlülüğünde örgütlensin.
-İŞKUR tarafından verilen istihdam garantili meslek eğitimlerine katılımda kadın erkek eşitliğinin sağlanması gözetilmeli.
-İŞKUR tarafından sağlanan istihdam garantili meslek eğitimleri sadece işsizlik sigortası kapsamındakilere değil tüm kadınlara açık olmalı.
-Engelli ve hükümlü çalıştırma zorunluluğu yüzde 50 kadın kotası uygulamasını içermeli.
KİRAZCI KADINLARIN DA EMEĞİ YOK SAYILIYOR
Öteyandan, kadın emeğinin yoğun olarak yaşandığı kiraz üretiminde, bu yıl sıkıntı yaşanıyor. Türkiye, sağlık yönünden birçok yararı bulunan yıllık 250- 300 bin tonluk kiraz üretimiyle Türkiye dünya lideri konumunda olmasına karşın henüz 90-100 milyon dolarlarda gezinen ihracatıyla ABD'nin gerisinde kalıyor.
Kiraz toplayan kadınlar, emek sömürüsüne isyan ederken, üreticiler ise küresel ısınmanın etkisiyle ağaçların kurumasından yakınıyorlar. Tüm bu olumsuzluklara karşın, haziran ve temmuz ayları yine kiraz üreticisi Hadi (Konya),Kocaeli, Yalova, Kemalpaşa (İzmir), Sultandağı (Afyon), Göller Bölgesi, Saimbeyli (Adana), Ulukışla (Niğde), Yeşilyurt'da (Malatya) şenlik ve festivallere sahne olacak. Kiraz Şenliği ve Festivaller süresince üretici kadın pazarları da kurulacak.
Yorum yapabilmeniz için sisteme giriş yapmanız gerekmektedir.