Türk Kadınlar Birliği Kayseri Şubesi ve Kayseri Ticaret Odası AB Bilgi Bürosu'nun birlikte düzenlediği "Türkiye'de Kadının Siyasetteki Temsili" panelinde ildeki kadınların yerel seçimlerden beklentileri de dile getirildi: "Sığınma evi yok, kreşler yetersiz. Kadın politikaları bekliyoruz!"
Türk Kadınlar Birliği Kayseri Şubesi ve Kayseri Ticaret Odası Avrupa Birliği Bilgi Bürosu'nun birlikte düzenlediği "Türkiye'de Kadının Siyasetteki Temsili" konulu panelde kadınların seçme ve seçilme hakkından istihdamına, sığınma evlerinden kreşlerin yetersizliğine kadar birçok konu ele alındı. Panele sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve çok sayıda davetli katıldı.
Panelin kolaylaştırıcılığını üstlenen Türk Kadınlar Birliği Kayseri Şubesi Başkanı Ayşe Uzunlu, seçme ve seçilme hakkını elde etmemizin üzerinden geçen 75 yıla rağmen Türkiye'de kadınlar olarak sürekli hüsrana uğradığımızı, halen töre cinayetleri, okula gidemeyen kız çocukları gibi sorunlarla baş edilmeye çalışıldığını söyledi. Uzunlu, bu tabloya rağmen Türkiye'de kadın örgütlerinin bazı reformlar gerçekleştirebildiğini de sözlerine ekledi.
"Kadın adaylardan kadın sığınma evleri ve çalışan kadınlar için kreş sözü istiyoruz"
Yerel seçimlerin kadın örgütleri ve kadınlar için önemini vurgulayan Uzunlu, "Yerel seçimler öncesinde, aday olan kadınlardan kadınlara yönelik politikalar bekliyoruz; sığınma evleri ve çalışan kadınlar için kreş sözü vermelerini istiyoruz" dedi.
Kadınların siyasette daha fazla yer bulabilmesi için erkeklerin de duyarlı olması gerektiğini söyleyen Uzunlu, kadın yönetici sayısının her alanda artış gösterdiğine de değindi: "Geçtiğimiz yıl Kayseri Ticaret Odası'nın yönetim kurulunda 2 kadın üye varken, bu yıl yönetim kurulu ve disiplin kurulu olmak üzere toplam 4 kadın üyesi var. Kadınların temsil oranı her geçen gün az da olsa artış gösteriyor. Bu nedenle gerçek karar alma mekanizması olarak Meclis'e giren milletvekili kadınları kutluyor ve sayılarının artmasını dileyerek, kadın örgütleri olarak her zaman arkalarında olduğumuzu belirtmek istiyorum."
Türkiye'de erkekler eşlerinin görünür olmasını istemiyor
Panelin konuşmacılarından Ortadoğu Teknik Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Ayşe Ayata, son yıllardaki gelişmelere rağmen Türkiye'nin parlamentoda kadın temsil oranı bakımından 128 ülke arasından 113. sırada yer aldığını hatırlattı. Ayata, bu durumu Türkiye'de kadınların diğer alanlara göre siyasete daha az ilgi göstermesine bağladı. Siyasete olan ilginin az olmasının nedenlerini de siyasetin yapılış zamanı, aile içi ilişkiler, siyasetin uzun süre çalışma gerektirmesi ve kadınların kendilerini bu alanda daha az şanslı görmeleri olarak sıraladı. Ayata, kadını siyasetten soğutan en belirgin faktörün, eşlerinin "Aman bizim eve siyaset girmesin" zihniyeti olduğunun altını çizdi: "Siyaset güçten ziyade görünürlük kazandırıyor, ama Türkiye'de erkekler eşlerinin görünür olmasından pek hoşlanmıyor."
"Erkekler kadınların siyasete girmesini oy potansiyelleri için istiyorlar"
Prof. Dr. Ayata'ya göre, kadınların siyasete girmesi halinde siyasetin yüzü değişecek, daha sempatik, güler yüzlü ve şeffaf bir siyaset anlayışı gelişecek: "Siyaset bize ister istemez ciddi yüzüyle, mesela küresel kriz olarak ama evdeki kadına eve giren ekmek, doğalgaza yansıyan zam şeklinde yansıyor. Siyasete giren kadın, erkeğe göre bu gündelik sorunlara daha duyarlı olması nedeniyle siyasetin gündelik yaşamdan uzak algılanmasını engelleyecek, siyasete daha şeffaf bir bakış açısı geliştirecektir."
Erkeklerin, kadınların siyasete girmesini desteklemelerini kadınların oy potansiyellerini toplama isteğine bağlayan Ayata, "Yaklaşan yerel seçimlerden dolayı erkek karar alıcılar kadınların oy potansiyellerini göz önünde bulundurarak, siyasete girmelerine daha fazla destek olmalıdır" diye konuştu.
"AB mevzuatlarına uyum kadın erkek eşitsizliğini asgariye indirecektir"
Erciyes Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Emine Bilgili ise yaptığı konuşmada, kadın sorunları açısından bakıldığında AB ülkeleri ile Türkiye arasında büyük farklar bulunduğunu söyledi. 1957 tarihli Roma Anlaşması'ndan bu yana uygulanan mevzuatlar sayesinde AB ülkelerinin Türkiye'ye göre birçok problemi aştığını belirtti. 2007 Küresel Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Endeksi'ne göre Türkiye'nin 128 ülke arasından 118. ülke olduğunu ifade eden Bilgili, yaşama oranı, kadın başına düşen ortalama doğum sayısı, okula gitme yılı, yükseköğretime kayıt oranı, istihdam sırası gibi birçok alanda, Türkiye'de kadınların dünya sıralamasındaki görünümünün en fazla sondan 3. sırada yer alabildiğine dikkat çeken Bilgili, Türkiye'nin AB mevzuatlarına tam olarak uyum sağlaması halinde, cinsiyet eşitsizliğine dair birçok sorunun halledilebileceğini dile getirdi. (SK/SD)
Yorum yapabilmeniz için sisteme giriş yapmanız gerekmektedir.