Meclis'te Medyada 51 Kadın Vekil!
TBMM'de kadınların temsilinin ilk kez %10'a yaklaştı. Medyanın da yer yer desteğiyle 51 kadın vekil mecliste. Verilen desteğin yanı sıra bu seçim döneminde de yine cinsiyetçi ve ayrımcı yayınlara maalesef sıkça rastladık.
Örneğin:
Serdar Turgut daha ‘meclise kadın şart' denmeye başlanan ilk günlerde Akşam gazetesinde:
‘Kadınların bu kadar fazla konuşulduğu, ön plana çıktığı bir ülkeden de hayır gelmez, sonumuz iyi değil. Herkesin haberi olsun...' diyerek bu konudaki en açık cinsiyetçi yargıyı dillendiren ve savunan oldu.
Seçim sürecinin hızlandığı ilk günler Ali Kırca Siyaset Meydanı programında birçok partiden kadınları, kadın adayları konuk ederek ‘sözü kadınlara verdi'. Program ile kadınların meclisin asıl ve siyasal özneleri olarak görülmediği zihniyetin TV temsili sunuldu. Oysa onlarca farklı partiden erkek adayı aynı meydanda toplayıp ‘buyrun çatıştırın fikirlerinizi' demenin haksızlık olduğu kendilerince de malum olduğundan böyle bir siyaset meydanı yapılmadı.
Böyle bir formatla kadınların siyasete katılımındaki durumu kamuoyuna sunmayı yeterli bulmak: söz hakkı verilirken bile talileştirilmek, kendini ifade etme olanağından yoksun bırakılmak ve ayrımcılık demekti.
Seçim sürecinin sonlarına doğru ise NTV'de Okan Bayülgen'in sunduğu Bu Sizi İlgilendiriyor programında daha net bir tablo gördük. Erkek adaya ‘abi' kadın adaya ‘Özlem' diye hitap edilebiliyordu. Bu o kadar doğru bulunuyordu ki Okan Bayülgen tarafından, özlem Türköne'nin adı soyadıyla hitap edilme ricası uzun bir azara layık görülüyordu.
Ve seçimler oldu. 51 kadın vekille ilgili ilk haberler maalesef ‘göbek attıklarına' dair haberler oldu. Vatan Gazetesi 23 Temmuz'da ‘Nimet Çubukçu'nun seçim zaferini göbek atarak kutladığını' haber verdi. Nimet Çubukçu'nun haberi yalanladı. Göbek atmadığı halde ya da göbek atmış olsa bile bir kadın vekilin seçilmesini göbek atarak kutlamasının özel bir haber değeri olması kadınlara yönelik ayrımcılığa örnekti. Zira onca erkek vekil içinde eminiz ki göbek atarak seçilmesini kutlayan erkek vekiller de olmuştur. Ama bu tür haberlere rastlamadık...
Sonuç olarak kadınlara siyasetçi olsalar da siyasal özneler olarak değil bedenleriyle, nesneleştirmek ve her daim cinsiyetçi kadınlık rolleri içinde yer vermek kadınların siyasetteki konumunu ve hepimiz için siyaset yapmalarını ve siyasetin geleceğini engelleyen cinsiyetçi bir yaklaşım. Bu yaklaşımın hiç kimse için olumlu sonuçları olmayacağını tüm medya çalışanlarına hatırlatıyor, bu yaklaşımı önümüzdeki dönemde yinelememelerini bekliyoruz.
Kadınların MEDYA İZLEME GRUBU - MEDİZ