Kadınların Medya İzleme Grubu - MEDİZ
MEDİZ'i 23 kadın örgütünün girişimiyle 2006 yılında kurduk.
Kuruluş açıklamamız şöyleydi:
Kadınların toplumsal cinsiyet eşitsizlikleri sonucu yaşadığı her tür şiddet ve ayrımcılık sadece kadınların değil tüm toplumun sorunudur; dolayısıyla medya kuruluşları ve medya mensupları da kadınlara yönelik insan hakları ihlallerine toplumsal bir sorun olarak yaklaşmalı ve kadınlara yönelik insan hakları ihlallerinin önlenmesi ve durdurulması için sorumlu davranmalıdır. Ama bu tür ihlalleri önlemekte sorumlu davranmak bir yana, medyanın bu hakları sürekli ihlal ettiğine tanık oluyoruz.
Medya kadınların insan haklarına yönelik ihlalleri çeşitli biçimlerde gerçekleştiriyor. Örneğin:
• Kullandığı cinsiyetçi haber, sunum dili ve görsel malzeme ile
• Özel hayatı teşhir ederek / özel hayatın dokunulmazlığını ihlal ederek ve kadınların özgürlük alanını kısıtlayarak,
• Tecavüz gibi cinsel suçlara ve şiddete maruz kalanları cinsiyetçi yargılar eşliğinde kendi kurduğu sanık sandalyesine çıkararak, tecavüz ya da şiddete maruz kalanın ‘ahlakını', ‘yaşam biçimini' sorgulamaya kalkışarak yani suçluyu ya da suçu değil, tam tersine suça maruz kalan kadını cinsiyetçi ön kabullerle yargılayarak,
• Kadınları ve kadınlara yönelik işlenen suçları magazinleştirerek ve bu suçları erotik, pornografik röntgenciliği besleyecek şekilde reyting / izlenirlik malzemesine dönüştürerek...
• Haberlerde, yorumlarda kadınlara yer vermeyerek, hayatın tüm alanlarında yok sayarak,
• Kadınlara yönelik şiddet ve cinsiyetçilik söz konusu olduğunda kendi iç denetim ve eğitim mekanizmalarını hemen hiç işletmeyerek,
• Değişik alanlara ve kadınlara dair konuları işlerken, kendi alanında yıllardır mücadele veren, önemli bir bilgi ve deneyim birikimine sahip kadınları ve kadın örgütlerini muhatap almayarak, görüşlerine başvurmayarak.
Medya, artan teşhir, magazinleştirme, cinsiyetçi önyargıları yineleme, şiddetin magazinleştirilmesi, erotikleştirilmesi ve pornografi üretimi aracılığıyla tüm kadınların bedensel, zihinsel ve duygusal bütünlüğüne zarar vermektedir. Böyle davranarak, kadınların insan haklarını ihlal ettiği gibi, kadınlara yönelik işlenen suçların artmasında etken olmakta ve mevcut cinsiyetçi söylemi sürekli yeniden üretmektedir. Sonuç olarak, bu ihlallerden hem kadınlar, hem de tüm toplum zarar görmektedir.
Bizler, medya eliyle yapılan hak ihlallerine ve kadınlara karşı işlenen şiddet suçlarının teşvik edilmesine "dur" demek, bu ayrımcılığı sonlandırmak üzere kadınlar, kadın grupları ve kurumları bir araya gelerek Medya İzleme Grubu'nu (MEDİZ) oluşturduk. Medya İzleme Grubu olarak, öncelikle, tüm medya kurum ve mensuplarını ve ilgili tüm birimleri bu ihlallerden vazgeçme konusunda duyarlı ve sorumlu olmaya davet ediyor, ihlallerin takipçisi olacağımızı duyuruyoruz.
Daha sonra, yazılı ve görsel medyada kadınlara karşı ayrımcılık, şiddet ve önyargı içeren, köşe yazısı, program ve ifadeyle ilgili açıklamaları ilgili medya kuruluşu ve mensubu başta olmak üzere tüm medya kuruluşlarına, basın meslek örgütlerine, kadınlara ve kadın kuruluşlarına ulaştırdık.
Bugüne kadarki açıklamalarımız:
"Haydar Dümen'in Cinsel Taciz ve Şiddet Kışkırtıcılığı Artık Bitmeli!",
"Radikal Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni İsmet Berkan'a",
"Hasan Pulur ve Milliyet Gazetesi'ne Soruyoruz: Becermek Ne Demek?",
"Serdar Turgut",
"Kadınlar Dahi, Erkekler Güzel Olamaz Mı?",
"Akşam Gazetesi, Tüm Medya Mensupları Ve İlgili Meslek Kuruluşlarına",
"Meclis'te Medyada 51 Kadın Vekil!",
"Tecavüz Haberi Nasıl Verilir",
"Medya Şiddete Destek Vermekten Vazgeçecek mi?"
Son olarak;
- Medyada kadının insan hakları ihlallerinin teşhirine ve kadınların, cinsiyetlerinden ötürü ayrımcılığa uğramadıkları bir medya yaratılmasına,
- Medyada kadınların kurban, zavallı, mağdur, cinsel nesne, kutsal ana, namus simgesi, vb. geleneksel roller çerçevesinde, erkeklere bağımlı ve ikinci sınıf bir insan olarak sunulmasının engellenmesine,
- Magazin ve 3. sayfa gibi alanların dışında kalan, siyaset, ekonomi, uluslararası ilişkiler vb. konularda kadınların yok sayılmasına son verilmesine,
- Kadının medyada çeşitli beceri, uzmanlık ve yönleriyle ve dengeli biçimde temsil edilmesinin teşvik edilmesine,
- Neredeyse tamamen erkeklerin egemen oldukları "tepe"ler (yönetim kadroları) ve "köşe"lerde (köşe yazıları, yorumlar, yönlendirici görüş alanları) kadınlara yer açılmasına,
- Tüm muhataplarla birlikte müzakere edilmiş cinsiyetçi olmayan bir medya etiği oluşturulmasına,
katkıda bulunarak, medyada cinsiyetçiliğe son verilmesi için değiştirici/dönüştürücü bir rol oynamak amacıyla Medyada Cinsiyetçiliğe Son Kampanyası'nı sürdürüyoruz. Kampanya Medyada Cinsiyetçilik Araştırması ve "Cinsiyetçi Olmayan Medya İçin..." Konferansı ile başladı.
- Medyada Cinsiyetçilik Araştırması; televizyon ve radyo kanalları, günlük gazeteler ve internet sitelerinin takip edilerek, medyada kadınlara yönelik hak ihlalleri, ayrımcılık ve cinsiyetçi kalıpları izlediğimiz iki haftalık bir çalışmayı kapsıyor. Çalışmanın sonuçlarını düzenlediğimiz konferansta paylaştık, internet sitemizde ve konferans içeriğinin yer alacağı kitapta yayınlayacağız.
- Uluslararası konferans: "Cinsiyetçi Olmayan Medya İçin..."
3-4 Mayıs 2008 tarihlerinde İstanbul Bilgi Üniversitesi-Dolapdere'de düzenlediğimiz konferansta, medya yöneticileri ve çalışanları, medya izleme grupları ve feminist medyadan temsilciler, akademisyenler, kadın gazeteciler ve kadın örgütleri ile cinsiyetçi olmayan medya nasıl mümkün olur'u tartıştık.
- Kampanyayı medya kuruluşlarının da katkısıyla medya ile duyuracak ve sürdüreceğiz
Farklı medya örnekleri üzerinde kadınların temsil biçimleri üzerine gerçekleştirmiş olduğumuz araştırmanın bulgularını paylaşacağımız kampanya ile bu bulgulardan hareketle medya kurumları, çalışanları ve tüm medya izleyici/dinleyici/okuyucuları ile birlikte cinsiyetçi olmayana medya için harekete geçilmesini de hedeflemekteyiz... Çünkü cinsiyetçi olmayan medya ancak hepimizin katkısıyla mümkün olabilir...
Kadınların Medya İzleme Grubu / MEDİZ (Adana Kadın Hukukçular İnisiyatifi, Amargi, Ankaralı Feministler, Avcılar Ev Eksenli Çalışan Kadınlar Kooperatifi, Avrupa Kadın Lobisi Türkiye Koordinasyonu (AKL-TK), Denizli Kadın Platformu, Feminist Kadın Çevresi, Filmmor Kadın Kooperatifi, İris Eşitlik Gözlem Grubu, İstanbul Kadın Hukukçular İnisiyatifi, İzmir Kadın Dayanışma Derneği, İzmir Kadın Hukukçular İnisiyatifi, KADAV - Yeni Adım Sitesi, KA-DER, Kadın Dayanışma Vakfı, Kadının İnsan Hakları - Yeni Çözümler Derneği, Kadınlarla Dayanışma Vakfı, KAMER, Kırk Örük Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Kooperatifi, Mor Çatı, Pazartesi Dergisi, SOGEP, Van Kadın Derneği, Yaşam Kadın Çevre Kültür ve İşletme Kooperatifi )