Yazar: mediz.org
29.06.2009
Reyting İçin Kadın Düşmanlığından Medet Ummak ya da "Ah Be Güzelim" Yarışması!
Güzel ve Dahi, Mehmet Ali Erbil'le 50 Sarışın benzeri birçok formatın ardından, ATV'de yayınlanmaya başlayan Ah Be Güzelim yarışması ile, ‘medya etiği', ‘sorumlu yayıncılık' gibi defaatle vurguladığımız hususları hatırlatmaya, içerdiği cinsiyetçi unsurları anlatmaya gerek bırakmayacak şekilde ‘kadınları aşağılayan, aşağılamaya teşvik eden' apaçık kadın düşmanı olarak tasarlanan-kurgulanan bir yarışma programı ile karşı karşıyayız.
Yazar: mediz.org
01.01.2009
MEDİZ Tarafından Türkiye Medyasına Önerilmek Üzere:
Zekasına Güvenen 50 Erkek Mizahçı Aranıyor!
Sarışın dendi mi aklına kadın, kadın dendi mi porno gelmeyen, tacizin, tecavüzün, aşağılamanın, dayağın komik değil zulüm olduğunu bilen, kadın erkek, her kiloda, her yaşta insanla barışık ama ergenlikte edindiği fikir ve bilgileri eleştirebilen...
Yazar: mediz.org
02.12.2008
Gazetecilik Cinsel Taciz Aracı Değildir!
Önceki yıllarda da fikrine katılmadığı kadınlara yönelik cinsel tacize ve hakarete varan ifadeleriyle karşılaştığımız Fatih Altaylı, anlaşılan SKY Türk'te yayınlanan "Kan Uykusundan Uyanmak" adlı programda gazeteci Gülay Göktürk'ün orduya yönelik görüşlerine istinaden, Haber Türk Web Sitesindeki köşesinde, 24 Kasım'da, -isim vermeden- şöyle bir yazı yazdı: "Hanımefendi belki farkındasınız, belki değilsiniz ama o ordu sizin bacak aranızı da koruyor... Türk ordusuna sallayan hanımefendi bilmelidir ki, Türk ordusu Türkiye'nin sınırlarını korur. O sınır ne yazık ki, kadınlarımızın bacak arasına kadar uzanır."
Yazar: mediz.org
21.11.2008
Kadınlara yönelik tecavüz gibi cinsel suçların medyada hala pornografik reyting-tiraj malzemesine dönüştürüldüğü, suçun işlenişine dair her tür detaya yer verilen, hatta mağdur kadınların fotoğraflarla metalaştırılarak, haklarındaki tüm detayların ifşa edildiği haberleri, bizler, dehşetle izliyoruz! Ama yalnızca dehşetle izlemekle kalamayız! Başta medya mensupları olmak üzere bu toplumda yaşayan her kişi bu dehşeti sona erdirmekle sorumlu...
Tecavüz gibi suçları böyle haberleştirmek bir taraftan bu suçlara maruz kalan kadınları şikayetçi olduğu durumda kimliğinin medya tarafından ifşa edilmesi korkusuyla sindiriyor ve suçlunun üzerine gidilmesini engelliyor, bir taraftan da, kadınlara yönelik taciz, tecavüz gibi cinsel suçları meşrulaştırıyor, cezasız kalan suçlar benzer suçları teşvik edebiliyor!
Yazar: mediz.org
12.11.2008
Vakit Gazetesi, çocuk istismarıyla yargılanan yazarı Hüseyin Üzmez'i destekleyen, bu konuda görüşlerini, tepkisini açıklayanlara hakaret ve suçlama dolu yayınlarını sürdürdü, sürdürüyor:
Yazar: mediz.org
03.11.2008
Medyada tecavüz gibi cinsel suç haberlerinin verilişinde ortaya çıkan ihlaller Hüseyin Üzmez davasıyla ilgili haberlerde maalesef sürdürülüyor. Bu vakada dikkatimizi çeken noktaları siz medya mensuplarının dikkatine sunmak istiyoruz:
Yazar: mediz.org
15.09.2008
"Medyanın arka sayfasında ‘Güzel', gündüz kuşağında ‘Kurban' ya da ‘Cani', hikayelerinde ‘Fedakar Anne', ‘İyi Aile Kızı' ya da ‘Kötü Kadın', siyaset sayfalarında "Başörtüsü" ya da "Bayrak Taşıyıcısı ve mutfağında çalışıp görünmez olmaktan bıktık!" diyerek başladığımız "Medyada Cinsiyetçiliğe Son!" kampanyası içeriği, kampanya kapsamında düzenlediğimiz "Cinsiyetçi Olmayan Medya İçin" konferansı sunumlarını ve yaptığımız Medyada Kadınların Temsil Biçimleri araştırmasını içeren "Medyada Cinsiyetçiliğe Son!" Kitabı çıktı.
Yazar: mediz.org
11.08.2008
Kadınların Medya İzleme Grubu-MEDİZ olarak dört aydır sürdürdüğümüz "Medyada Cinsiyetçiliğe Son!" kampanyamızın ardından cinsiyetçilikten uzak bir yaz tatili dileğimizi siz tüm medya çalışanlarına bir kez daha hatırlatmak istedik.
Selülit, Bikini, Dekolte, Frikik, Sıfır Beden Gazeteciliğinden Bıktık!
Medya Tarafından Röntgenlenmediğimiz Bir Yaz Geçirmek İstiyoruz.
Yazar: mediz.org
10.07.2008
Gazeteniz yazarlarından Sevan Nişanyan'ın eşine karşı hiçbir şekilde kabul edilemeyecek, şiddetin en ağır biçimlerinden olan eylemiyle ilgili aldığınız tutum ve gelen tepkilere karşı yaklaşımınızı dayandırdığınız etik zemini anlamamız mümkün değil...
Yazar: mediz.org
19.06.2008
Kadınların Medya İzleme Grubu-MEDİZ'in Medyada Kadınların Temsil Biçimleri araştırması da gösterdi ki: Medya erkeklerin egemenliğinde... Haberler, manşetler, içerikler yapılırken kadınlar, bireysel varlığı olmayan eş ve anne, magazin malzemesi, konu mankeni, cinsel nesne olarak kurgulanıyor ya da tamamen yok sayılıyor!
Yazar: mediz.org
05.06.2008
Bizler, "Medyada Cinsiyetçiliğe Son! Cinsiyetci Reklamlara Son!" derken TBWA Reklam Ajansı'nın Küresel Isınmaya karşı duyarlılığı artırmak üzere "sosyal sorumluluk" projesi olarak hazırladığı web sayfası ile karşılaştık! www.simsicakgeceler.com adresinde "Ateşli Geceler / Ateşli bir geceye hazır mısın?" başlığıyla açılan web sayfası bir porno sitesi formatında hazırlanmış...
Yazar: mediz.org
14.05.2008
Medyada Cinsiyetçiliğe Son!
Cinsiyetci Reklamlara Son!
Medyanın genelinde egemen olan cinsiyetçi dil, söylem ve zihniyetten artık bıktık! Reklamlardaki cinsiyetçiliğe dayanan aslında yeni bir şey de yaratmayan yaratıcılıktan da bıktık!
Yazar: mediz.org
03.05.2008
Yazar: mediz.org
02.05.2008
Medyanın arka sayfasında ‘Güzel', gündüz kuşağında ‘Kurban' Ya Da ‘Cani' hikayelerinde ‘Fedakar Anne', ‘İyi Aile Kızı' ya da ‘Kötü Kadın', siyaset sayfalarında "Başörtüsü" ya da "Bayrak Taşıyıcısı ve yanlızca medyanın mutfağında çalışıp görünmez olmaktan bıktık ! Mediz'in Medyada Cinsiyetçiliğe Son! Kampanyası Başlıyor...
Yazar: mediz.org
01.05.2008
Haydar Dümen'in Cinsel Taciz ve Şiddet Kışkırtıcılığı Artık Bitmeli!
Bizler Medya İzleme Grubu'nu oluşturan kadınlar ve kadın örgütleri olarak, yıllardır, tüm medya kanallarında ‘cinsel sorunlar uzmanı' olarak lanse edilen Haydar Dümen'in kadınlara yönelik tacizkar ve şiddeti körükleyen beyan ve yazılarına artık maruz kalmak istemiyoruz.
Yıllardır süregelen bu aşağılama, taciz ve şiddeti hala fark etmeyenler için, Haydar Dümen'in doktor ve yazar olarak sadece 6 Kasım 2006 günü Posta gazetesindeki yazısından iki örnek:
Yazar: mediz.org
01.05.2008
Medyada Kadınların İnsan Hakları İhlallerine Son!
Kadınların toplumsal cinsiyet eşitsizlikleri sonucu yaşadığı her tür şiddet ve ayrımcılık sadece kadınların değil tüm toplumun sorunudur; dolayısıyla medya kuruluşları ve medya mensupları da kadınlara yönelik insan hakları ihlallerine toplumsal bir sorun olarak yaklaşmalı ve kadınlara yönelik insan hakları ihlallerinin önlenmesi ve durdurulması için sorumlu davranmalıdır. Ama bu tür ihlalleri önlemekte sorumlu davranmak bir yana, medyanın bu hakları sürekli ihlal ettiğine tanık oluyoruz.
Medya kadınların insan haklarına yönelik ihlalleri çeşitli biçimlerde gerçekleştiriyor. Örneğin:
Yazar: mediz.org
01.05.2008
Serdar Turgut, 30 Mayıs tarihli Akşam gazetesindeki köşesinde ‘Kadınların bu kadar fazla konuşulduğu, ön plana çıktığı bir ülkeden de hayır gelmez, sonumuz iyi değil. Herkesin haberi olsun...' diyerek hepimiz için çok önemli bir tehlikenin altını çiziyor. Söylediklerinin şu kısmına biz de katılıyoruz: ‘Kadınların bu kadar fazla konuşulduğu bir ülkeden hayır gelmez.' Hele Serdar Turgut gibi akıl dışı bağlantılar ve düşmanca yaklaşımlarla konuşulduğunda kimse için hayırlı bir gelecek gözükmüyor...
Yazar: mediz.org
01.05.2008
Hasan Pulur ve Milliyet Gazetesi'ne Soruyoruz: Becermek Ne Demek?
Hasan Pulur'un Milliyet'teki 28.6.2007 tarihli haberinin başlığında kullandığı ‘ İngiliz Alman'ı Becermiş, Tasası Bize Düşmüş' ifadesindeki becermek kelimesinin TDK sözlüğüne göre anlamı:
Yazar: mediz.org
01.05.2008
Radikal Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni İsmet Berkan'a,
14.1.2007 günü 1. sayfa-ana Manşette Türkiye'nin 5 ayıbı arasında ‘Kadın Hakları'nı öncelikle sıralayan gazetenizin Televizyon-Sinema (22.) sayfasındaki manşette ‘Felaketi Önleyen Bilim Adamı' ibaresi kullanılmaktadır. Daha önceki yayınlarınızda ortaya koyduğunuz/ beyan ettiğiniz yaklaşımınızdan dolayı ‘Kadın Hakları' konusunda içinde bulunduğumuz durumun tam da bu tür (burada kadın bilimcileri) yok sayma ve ayrımcılıktan beslendiğinin, kadınlara yönelik şiddet ve ...
Yazar: mediz.org
01.05.2008
Akşam Gazetesi, Tüm Medya Mensupları Ve İlgili Meslek Kuruluşlarına,
Medya İzleme Gurubu olarak, 8 Ağustos tarihinde Akşam gazetesindeki köşesinde Engin Ardıç'ın feministlere ve cinsiyetçiliğe karşı çalışmalar yürüten tüm kadınlara küfür ve hakaret dolu yazısını Engin Ardıç'ın akıl, fikir düzeyi, inandırıcılığı ve tutarlılığı konusunda kamuoyunun zaten sahip olduğu fikir ve iradesine olan güvenimizle eleştiri ya da kınamaya değer bulmuyoruz. Yazı ile belli ki dikkat çekmek, düşen okunurluğu artırmak kaygısıyla arkaik sataşma taktiklerine bel bağlayarak ...